Tehlikeli Maddelerin Denizyoluyla Taşınması
Deniz taşımacılığı, dünya ticaretinin omurgasını oluşturan en önemli lojistik yöntemlerden biridir. Bu taşımacılık türünde en büyük hacme sahip olan yük grubu ise tehlikeli maddelerdir. Özellikle petrol, petrol türevleri ve kimyasal maddeler, hacimce büyük, değerce yüksek ve tehlike potansiyeli barındıran ürünler olarak deniz yoluyla en fazla taşınan ürünler arasında yer alır. Bu ürünlerin güvenli ve düzenli şekilde taşınması hem çevre hem de insan sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.
Tehlikeli Maddelerin Tanımı ve Önemi
Tehlikeli maddeler; patlayıcı, yanıcı, zehirli, aşındırıcı, radyoaktif ya da biyolojik riskler barındıran ürünlerdir. Bu maddelerin taşınması sırasında yaşanacak bir ihmal, hem çevresel felaketlere hem de can kaybına neden olabilir. Bu nedenle uluslararası düzeyde kabul gören kurallar çerçevesinde taşınmaları bir zorunluluktur.
Uluslararası IMDG Kodu ve Sınıflandırma Sistemi
Deniz yoluyla taşınan tehlikeli maddeler, IMDG (International Maritime Dangerous Goods) Kodu çerçevesinde sınıflandırılmıştır. Bu kod, taşıma sırasında karşılaşılabilecek riskleri önlemek amacıyla oluşturulmuştur ve dünya genelinde geçerliliğe sahiptir.
Patlayıcı maddeler arasında yer alan kara barut, dinamit ve fişek gibi ürünler, geminin güvenlik alanlarından uzak bölgelerine konumlandırılır. Bu tür ürünler yüksek basınç ve sıcaklıkla temas ettiğinde ciddi patlamalara neden olabilir.
Gaz grubuna giren maddeler farklı risk seviyelerine sahiptir. Örneğin hidrojen ve asetilen gibi yanıcı gazlar kıvılcım ya da sıcak yüzeyle temas ettiğinde büyük risk yaratırken, amonyak ve klor gibi zehirli gazlar solunum yoluyla ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Gaz halindeki bazı ürünler ise sıkıştırıldığında patlayabilir; karbondioksit ve argon gibi maddeler bu gruba örnektir.
Yanıcı sıvılar da önemli bir risk grubunu oluşturur. Benzin, mazot ve kerosen gibi maddeler düşük sıcaklıklarda bile buharlaşarak tutuşabilir. Bu ürünlerin taşınmasında havalandırma ve sıcaklık kontrolü büyük öneme sahiptir.
Katı maddeler de tehlike oluşturabilir. Alüminyum tozu veya kırmızı fosfor gibi ürünler çarpma veya sürtünme ile alev alabilir. Bazı maddeler, örneğin mangal kömürü ve balık unu, havayla temas ettiğinde zamanla kendi kendine tutuşabilir. Bunun yanı sıra, sodyum veya baryum gibi maddeler suyla temas ettiğinde yoğun bir yanma tepkimesi oluşturur. Bu yüzden kuru ve yalıtılmış alanlarda taşınmaları gerekir.
Oksitleyici özellik taşıyan nitrat ve amonyum sülfat gibi ürünler, çevresindeki yanıcı maddelerin daha kolay tutuşmasına neden olur. Ayrıca, organik peroksitler gibi maddeler hem yanıcı hem de patlayıcı olabilir; bu nedenle dikkatli muhafaza edilmelidir.
Zehirleyici maddeler de taşımacılıkta özel önlem gerektirir. Siyanür, fenol, arsenik ve kurşun bileşikleri gibi ürünler, küçük bir sızıntı halinde bile ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu tür maddelerin taşındığı tankların gıda ve içeceklerle hiçbir teması olmaması gerekir.
Radyoaktif ürünler ise özel muhafaza kaplarında taşınmalı ve asla hasarlı kaplarla sevkiyata izin verilmemelidir. Radyoaktif maddelerin taşındığı bölgelerde yüksek güvenlik tedbirleri alınması zorunludur.
MARPOL Sözleşmesi ve Çevresel Sınıflandırmalar
Deniz taşımacılığında sadece ürün güvenliği değil, çevre güvenliği de ön planda yer alır. MARPOL 73/78 sözleşmesi, gemilerin taşıdığı sıvıların deniz kirliliğine etkisini sınıflandırır. Bu sınıflandırma A'dan D'ye kadar olan kategorilerle ifade edilir. A kategorisi, deniz yaşamı ve insan sağlığı açısından en tehlikeli ürünleri içerirken, D kategorisi en az risk taşıyan maddeleri kapsar.
Bu sınıflandırma gemi kaptanları ve terminal yetkilileri tarafından yükleme öncesi dikkatle değerlendirilir. Ürünün türüne göre gemi temizliği, yıkama sonrası çıkan atıkların karaya boşaltılıp boşaltılamayacağı gibi detaylar belirlenir.
Türkiye ve Uluslararası Mevzuat Uyumu
Türkiye’de uzun yıllar yürürlükte kalan eski tüzüklerin yerine, tehlikeli maddelerin deniz yoluyla taşınmasına ilişkin kapsamlı bir yönetmelik ihtiyacı doğmuştur. Yeni düzenlemelerde IMDG Kod’un ulusal mevzuatta zorunlu hale getirilmesi, Türkiye’nin CSC gibi uluslararası sözleşmelere taraf olması ve liman uygulamalarıyla entegre sistemler geliştirilmesi önerilmektedir.
Bu kapsamda çıkan yönetmeliğe erişmek için tıklayınız. ↪️ Tehlikeli Maddelerin Denizyolu ile Taşınması Hakkındaki Yönetmelik
Bu alanda uzman ekibimizle, denizyolu tehlikeli madde taşımacılığı ve ilgili süreçlerde sizlere her zaman destek olmaya hazırız. Güvenli, mevzuata uygun ve sürdürülebilir çözümler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.









